Rahman ve Rahim Allah (c.c.)'ın adıyla

  Alemlerin Rabbi olan, mülkünde ortağı olmayan, her yarattığını hak ile yaratan, Elçilerini hidayetle ve hak dinle gönderen, Rabbimiz'e sonsuz hamdü senalar olsun.
Elçi meleklere, bütün melaike ikrama, Peygamber Efendimiz'e, bütün peygamberlere salat ve selam olsun. Onların Aline ve Ashabına da selam olsun. Rabbimiz'in Rahmeti bütün inananların üzerine olsun.

Ey insanlar, Mülkün tek sahibi olan Rabbimiz c.c., rahmetiyle, Peygamber Efendimiz'i sav kitapla gönderilen peygamberlerin sonuncusu olarak vazifelendirdikten sonra, kıyamete yaklaştığımız böyle bir zamanda da Muhammed Mehdi a.s'ı, Peygamber Efendimiz'i sav tasdik eden, nebi olarak vazifelendirmiştir. Hüküm Allah'ındır cc. Başta da, sonda da emir, Allah'a cc aittir.

Muhammed Mehdi as'ın, Rabbimiz'in cc vahyiyle, tebliğ metninde ortaya koyduğu delillerden sonra, Rabbimiz'in cc sınırsız ilmini ve imtihanını hiçe sayıp, nefsini ilah edinerek, Mehdi as'ı inkar eden ve nebi olmadığını söyleyenlere, Muhammed Mehdi as'ın, uyarısı ve cevabıdır!


Ey insanlar, Allah'a cc karşı, yücelik taslamayın! Ben size apaçık, delil getiriyorum. Allah'ın cc emrine uyun ki, kurtuluşa eresiniz! Ey insanlar, Peygamberimiz'in sav, "benden sonra, peygamberlikten sadece mübeşşirat (salih rüya) kalacaktır" buyurduğunu, buna dayanarak Peygamberimiz'den sav sonra bir nebinin gelmeyeceğini söylüyorsunuz:


Peygamberimiz sav, kitapla gönderilen Peygamberlerin sonuncusudur, Peygamberimiz'den sav sonra, Rabbimiz'in cc katından inecek yeni bir ayet, yeni bir kitap yoktur ancak mübeşşirat (salih rüya) devam edecektir. İslam son din, Kur'anı Kerim son kitap, Peygamberimiz sav kitapla gönderilen Peygamberlerin sonuncusudur. Peygamberimiz'den sav sonra yeni bir kitapla yeni bir dinle bir resul gelmeyecektir. Ancak, bir peygamber olan İsa a.s. da peygamber olarak, bir nebi olan Muhammed Mehdi a.s. da nebi olarak; islam üzere Kur'an üzere Peygamberimiz (s.a.v.) i tasdik eden nebiler olarak geleceklerdir ve gelmişlerdir.


Yine, Peygamberimiz sav, "Risalet de nübüvvet de kesintiye uğramış, sona ermiştir. Benden sonra gelecek ne resul vardır ne de nebi! Ancak mübeşşirat (salih rüya), devam edecektir." buyurmuştur.


Peygamberimiz'in sav "risalet de nübüvvet de kesintiye uğramış" buyurduğu, nebilik makamıdır. "Sona ermiştir" buyurduğu ise Rasulluk makamıdır. Benden sonra ne resul vardır, ne de nebi" buyurması ise Peygamberimiz'den sav hemen sonra bir resul ve nebinin olmadığına işarettir. Peygamberimiz'in sav, "kesintiye uğramış" buyurduğu nebilik makamı, İsa as'ın nüzulu, Mehdi as'ın zuhuruna kadardır. Peygamberimiz'den sav sonra İsa as'ın nüzulu, Mehdi as'ın zuhuruna kadar bir nebi, gelmeyecektir. İsa as da, Mehdi as da islam üzere Kur'an üzere Peygamberimiz'i sav tasdik eden nebiler olarak gelmişlerdir.


Bir başka hadisi şerifinde Peygamberimiz sav; "Benimle, benden önceki diğer Peygamberlerin durumu, mükemmel ve güzel bir ev yapan, fakat sadece köşelerinin birinde bir kerpiçlik yeri boş bırakan, bir adama benzer. Halk, evi hayran hayran dolaşmaya başlar ve o eksikliği görüp, 'Bu boşluğa bir kerpiç konulmayacak mı?' der. İşte ben bu kerpicim, ben peygamberlerin sonuncusuyum." buyurmuştur.


Bütün peygamberler çift yaratılmıştır, bir bütünün iki yarısı gibidir. Harun as, Musa as ın ikinci yarısı; Süleyman as, Davud as 'ın ikinci yarısı ; Yahya as, İsa as 'ın ikinci yarısı; Muhammed Mehdi as da, (Peygamberimiz) Muhammed Mustafa sav'in ikinci yarısı konumundadır. Bununla beraber; Tevrat'ın, Musa as ile beraber Harun as'a da vahyolunması; Zebur'un, Davud as ile beraber Süleyman as'a da vahyolunması; İncil'in, İsa as ile beraber Yahya as'a da vahyolunması; Peygamber Efendimiz'e sav indirilen Kur'anı Kerim'in de Peygamberimiz'le sav beraber, Muhammed Mehdi as'a da vahyolunması, yani adı geçen Resul ve Nebilerin aynı kitaba memur edilip birbirinin tamamlayıcısı olması, bunun ispatıdır. Nebiler, Resullerin tamamlayıcısıdır; bir bütünün ikinci yarısı gibi.

İşte, Peygamberimiz'in sav “ben, o son kerpicim” buyurduğu, o, son kerpicin ikinci yarısı/tamamlayıcısı; Muhammed Mehdi as'dır. Peygamberimiz'in sav; islamı ikiye ayırıp; “ben islamın başıyım, Mehdi de sonu olacaktır” buyurması, yine “Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı” ayeti ile Peygamberimiz'in sav, ayı ikiye yarma mucizesi, bunun ispatıdır. Peygamberimiz sav, yarılan ayın, ilk yarısı; Muhammed Mehdi as, yarılan ayın, ikinci yarısıdır.


Yine, Peygamberimiz (s.a.v.)'in,"İsrailoğulları zamanında, onları (amirlerin, valilerin ahaliyi idare ettiği gibi) peygamberler idare ederdi. Her ne zaman bir peygamber ölürse, onun yerine başkası geçerdi. Şüphesiz ki, benden sonra peygamber yoktur. Ancak halifeler bulunur (ümmeti bu devlet reisleri idare eder). Onlar müteaddit (birden fazla) de olabilir." buyurduğunu ve buna dayanarak, Peygamberimiz (s.a.v.)'den sonra bir peygamberin olmadığını söyleyenlere, Muhammed Mehdi as'ın cevabıdır.


Peygamberimiz (s.a.v.); İsrailoğulları zamanında halkı, peygamberlerin idare ettiğini, bir peygamber ölürse, onun yerine başka bir peygamberin geçip halkı idare ettiğini haber veriyor. Peygamberimiz (s.a.v.); kendisinden sonra ise, peygamberlerin değil, halifelerin insanların başında bulunacağını, halkı idare edeceğini ve bu halifelerin, birden fazla olabileceğini, haber veriyor. Buyurduğu üzere; Peygamberimiz (s.a.v.) in vefatından hemen sonra insanların başına bir peygamber değil, ard arda halifeler geçmiş ve insanları, onlar idare etmişlerdir. Peygamberimiz (s.a.v.) in, "Benden sonra peygamber yoktur ancak halifeler bulunur" sözü, Peygamberimiz (s.a.v.) in vefatından hemen sonra insanların başına, bir peygamberin değil, ard arda halifelerin geçmesiyle aynı ile yaşanmıştır.

Peygamberimiz (s.a.v.); "Benden sonra peygamber yoktur.Ancak halifeler bulunur." buyurarak kendisinden hemen sonra bir peygamberin değil, halifelerin geleceğini haber vermiş ve nübüvvet kapısını kapatmıştır. Ancak "Kıyamete yakın bir zamanda İsa (a.s.) da, Mehdi (a.s.) da gelecek" buyurarak; anahtarın sahibini göstermiştir. Bundan dolayı, bin dört yüz senedir açılamayan bu kapıyı, zuhuruyla ancak Muhammed Mehdi as; Rabbimiz'in cc vahyiyle, kapının anahtarları mesabesinde olan ayet ve hadislerle, delilleri ortaya koyarak açmıştır. Nasıl ki her kapının anahtarı, o evin sahibine verilirse bunun gibi; bu manevi kapının anahtarı da Rabbimiz (c.c) tarafından Muhammed Mehdi as'a verilmiştir. Bin dört yüz sene önce Peygamberimiz (s.a.v.)'in kapattığı bu manevi kapıyı, bugün, Muhammed Mehdi as'ın açmasıyla; arada geçen bin dört yüz sene boyunca bu kapı, manevi zararlardan korunmuştur. (Bir mektubun kapanıp mühürlenerek, sahibine gönderilmesi gibi.) Şüphesiz ki İslam son din, Kur'anı Kerim son kitap, Peygamberimiz (s.a.v) kitapla gönderilen peygamberlerin sonuncusudur. İsa (a.s.) da Mehdi (a.s.) da islam üzere, Kur'an üzere Peygamberimiz (s.a.v.)'i tasdik eden nebiler olarak gelmişlerdir. Bütün peygamberler kendilerinden sonra gelecek olan elçiyi müjdelemekle vazifelidir. Peygamberimiz'in (s.a.v.), zamanımıza ulaşan iki yüze yakın hadisle Muhammed Mehdi (a.s.)'ın geleceğini müjdelemesi bunun içindir.


Bahsi geçen hadisi şeriflerde, Peygamberimiz'in sav, kendisinden sonra, bir peygamberin gelmeyeceğini haber vermesi; kendisinden hemen sonra çıkabilecek yalancılara karşı, ashabını uyarmak içindir. Kendisinden sonra, bir peygamberin gelmeyeceğini haber veren Peygamberimiz'in sav, aynı zamanda; kıyamete yakın bir zamanda İsa as'ın da, Mehdi as'ın da geleceğini haber vermesi; kendisinden sonra, İsa as'ın nüzulü, Mehdi as'ın zuhuruna kadar, bir peygamberin gelmeyeceğine işaret etmek, bununla beraber; şüphesiz bir peygamber olan İsa as'ın da, bir nebi olan Mehdi as'ın da islam üzere Kur'an üzere, Peygamberimiz'i sav tasdik eden nebiler olarak geleceklerine işaret etmek içindir.


Rabbimiz cc Araf Suresi 99.ayetinde; “Onlar, Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Fakat kendilerine yazık eden topluluktan başkası, Allah’ın tuzağından emin olmaz” buyuruyor.


Rabbimiz (c.c.)'in, Ahzab suresi 40. ayetinde, "Muhammed, adamlarınızdan hiçbirisinin babası değildir; fakat o Allah'ın Resûlü ve Nebilerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir." buyurması, bununla beraber Muhammed Mehdi'nin nebi vasfıyla zuhuru, insanlık için bir imtihan vesilesi olmuştur. Muhammed adı, hem Peygamberimiz'in (s.a.v.) hem Mehdi (a.s.)'ın Rabbimiz (c.c.) katındaki adıdır. Rabbimiz (c.c.), Kur'an-ı Kerim'de, Muhammed adıyla, bir isimle iki şahsa; zahirde Peygamberimiz (s.a.v.)'e, batında Muhammed Mehdi (a.s.)'a işaret etmiştir. Bu Allah'ın cc mucizesidir. "Muhammed, Allah'ın Resulu" buyururken; Resul olan Muhammed, Muhammed Mustafa'ya (s.a.v.) ve "Nebilerin sonuncusudur" buyururken de; Nebi olan Muhammed, Muhammed Mehdi'ye işaret etmiştir.

"Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı" ayetinin sırrıyla; Peygamberimiz (s.a.v.)'in ayı ikiye yarma mucizesi de bu ayetin sağlaması hükmündedir. Peygamberimiz'in (s.a.v.), ayı/bir ayı ikiye yarma mucizesi, peygamberliği ikiye ayırmasına işarettir. Peygamberimiz (s.a.v.); yarılan ayın ilk yarısı Resul olan Muhammed, Muhammed Mehdi (a.s.); yarılan ayın ikinci yarısı nebi olan Muhammed'dir. Nasıl ki ay güneşten aldığı ışığı dünyaya yansıtıyorsa, peygamberler de Rabbimiz (c.c.)'den aldığı vahyi (nuru) insanlığa yansıtan elçilerdir. Peygamberimiz'in (s.a.v.), başka bir cismi değil de ayı yarması ve ikiye yarmasının hikmeti budur. Peygamberimiz'in (s.a.v.); hicret esnasında, Medineliler tarafından "aydoğdu üzerimize" sözleriyle karşılanması da bunun ispatlarındandır. Peygamberimiz'in (s.a.v.) işareti ile ayı ikiye yarması gibi bugün de Rabbimiz (c.c.)'in vahyiyle, Muhammed Mehdi as; ilmiyle ayı ikiye yarmış, mucize yeniden tekrarlanmıştır, Muhammed Mehdi as'ın nebi vasfıyla zuhuru ile, fiili olarak mucize tamamlanmıştır. Rabbimiz (c.c.)'in Muhammed Mehdi as'a bildirdiği bu delillerin tamamı, Muhammed Mehdi as'ın , Allah'ın halifesi olduğunun ve Peygamberimiz (s.a.v.)'i tasdik eden nebi olduğunun ispatıdır.
Şahit olarak ALLAH (c.c.) yeter.


Rabbimiz (c.c.) Neml Suresi 82.ayeti celilesinde; (Ezelde takdir edilmiş olan) "o söz'ün zuhur vakti gelince, onlara yerden bir Dâbbe çıkarırız ki o; insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını kendilerine söyleyecektir. (Artık tevbe kapısı kapanmış olup, gerçek inananla inanmayan ortaya çıkacaktır.) buyuruyor.


Rabbimiz'in cc, "Onlara yerden bir dabbe çıkarırız" buyurduğu insan, Peygamberimiz (s.a.v.)'in ahir zamanda geleceğini haber verdiği Muhammed Mehdi (a.s.)'dır. Neml Suresi 82.ayetinde geçen , O söz başlarına gelince yerden bir Dâbbe'nin ortaya çıkması; (ezelde takdir edilmiş olan o sözün ortaya çıkış vakti/zuhur vakti gelince) insanlar arasından Muhammed Mehdi (a.s.)'ın zuhur etmesidir.

Dabbenin ortaya çıkması ile, yani; Muhammmed Mehdi as ın zuhur etmesi ile, tevbe kapısının kapanması ve gerçek inananla inanmayanın ortaya çıkması, Muhammed Mehdi as'ın Nebi olduğunun ispatıdır. Şüphesiz ancak bir elçi geldiğinde gerçek inanan ve inanmayan ortaya çıkar. Peygamberimiz'in sav, "kim Mehdi'yi inkar ederse kafir olur" buyurması da bunun ispatıdır. Peygamberlerin ve Peygamberimiz'in (s.a.v.) zuhuruyla, nasıl tevbe kapısı kapanmış, iman kapısı açılmışsa, gerçek inananla inanmayan ortaya çıkmışsa, Muhammed Mehdi (a.s.)'ın nebi vasfıyla zuhuruyla da artık tevbe kapısı kapanmış olup, gerçek inananla inanmayan ortaya çıkacaktır.
Şahit olarak ALLAH (c.c.) yeter.


A'raf Suresi 35.ayetinde, Rabbimiz'in cc ; "Ey Âdemoğulları! İçinizden size âyetlerimi anlatan bir peygamber gelir de, kim korunur ve kendini ıslah ederse, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." buyurması; Peygamberimiz'den sav sonra Muhammmed Mehdi as'ın, nebi vasfıyla zuhuruna işaret eden ayetlerdendir.


Yine Rabbimiz'in (c.c.) Al-i İmran Suresi 179. ayeti celilesinde; "Allah, mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Nihayet, pis olanı temizden ayıracaktır. Allah, size "gaybı" da bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer ..." buyurması da Peygamberimiz'den sav sonra, Muhammmed Mehdi as'ın, nebi vasfıyla zuhuruna işaret eden ayetlerdendir. Bu ve bunun gibi, Kur'anı Kerim'de geçen bir çok ayetle, Rabbimiz cc, Muhammed Mehdi as'ın nebi vasfıyla zuhuruna işaret etmiştir.


Mü'min Suresi 78.Ayetinde de, Rabbimiz cc; “Andolsun ki senden önce (de) peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadıkça bir âyet getiremez. Allah’ın emri gelince de adalet yerine getirilir. Batıl taraftarları işte böylece hüsrana uğrarlar.” buyuruyor.


Peygamberimiz sav, bir çok hadisle, Mehdi as ın gelişini müjdelemiş; "O, Allah(c.c.)'ın halifesidir", "İlmi ona Allah(c.c.) verecek.", "Başının üstünde bir melek olacak", “Nübüvvet mührü olacak”, "Onu/Mehdi as ı Peygamberlerin suhufunda şöyle bulurum" gibi birçok hadisle nebi vasfına işaret etmesine rağmen imtihan sırrı gereğince açık olarak; Mehdi as nebi olacak gibi bir bilgi vermemiştir. Bununla beraber Peygamberimiz sav, "O (Mehdi ) kimsenin bilmediği gizli bir duruma kılavuzladığı için kendisine, Mehdi denmiştir." buyurmuştur.


Bütün peygamberler, kendilerinden sonra gelecek olan elçiyi müjdelemekle vazifelidir. Peygamberimiz'in (s.a.v.), Muhammed Mehdi (a.s.)'ın geleceğini müjdelemesi de, "kim Mehdi yi inkar ederse kafir olur" buyurması da nebi olduğu içindir. 


Peygamberimiz'in (s.a.v.) "O, Allah(c.c.)'ın halifesidir", "İlmi ona Allah(c.c.) verecek.", "Başının üstünde bir melek olacak", "Allah(c.c.) onu bir gecede ıslah eder","Mehdi masumdur, Mehdi'yi peygamberlerin suhufunda şöyle bulurum", "Nübüvvet mührü olacak","O (Mehdi), İsa a.s.'a imam olacak" gibi bir çok hadisle nebi vasfına işaret etmesi,"Adı adıma uygun, babasının adı babamın adına uygundur", "Ben islamın başıyım, Mehdi de sonu olacak" gibi hadislerle kendisi ile kıyas etmesi, "Ashabı bedir ashabı kadardır", “Siz, onları geçemezsiniz, onlar da size erişemezler” buyurarak ashabını ashabı ile kıyas etmesi, Mehdi a.s.'ın nebi olduğununun, açık ispatlarındandır.


Her peygamber gibi melek aracılığı ile ilmi, Allah (c.c.) tan alan, her peygamber gibi Allah (c.c.)'ın ıslah/terbiye ettiği, her peygamber gibi masum olan, her peygamber gibi adı peygamberlerin suhufunda geçen, yine her peygamber gibi nübüvvet mührü olan ve İsa a.s.'a da imam olacak olan Mehdi a.s.'ın nebi olmadığını söylemek, bir insanı bütün vasıflarıyla/ özellikleriyle anlatıp sonra da; "Hayır, O bir insan değildir" demekten farksızdır. Peygamberimiz'in (s.a.v.) ; peygamberlik vasıfları ile haber verdiği, "İsa a.s.'a imam olacak" buyurduğu, "ben islamın başıyım, Mehdi de sonu olacak" buyurarak kendisi ile kıyas ettiği ve "Kim Mehdi'yi inkar ederse, kafir olur","Karda sürünerek bile olsa biat edin" buyurduğu Mehdi a.s. şüphesiz bir nebidir ve nebi olarak gelmiştir. Şüphesiz bir peygamber olan İsa a.s. da bir peygamber olarak, şüphesiz bir nebi olan Muhammed Mehdi a.s. da bir nebi olarak; islam üzere Kur'an üzere Peygamberimiz (s.a.v.) i tasdik eden nebiler olarak gelmişlerdir.


Rabbimiz'in cc, Muhammed Mehdi as'a bildirdiği bu delillerin tamamı; Muhammed Mehdi as'ın, Peygamberimiz'i sav tasdik eden nebi olduğunun ispatıdır.
Şahit olarak ALLAH CC yeter!



Allah'ın (c.c) Nebisi
Muhammed Mehdi (a.s.)